ABD Başkanı Donald Trump, 3 Nisan itibarıyla ülkenin diğer devletlere karşı tarifeler uygulayacağını duyurdu. Ekonomik politikalara yön veren bu açıklamada, temel tarife oranının yüzde 10 olarak belirlendiği ifade edildi. Beklentilerin yüksek olduğu bu konuşma sonrasında, tarifelerin hangi ülkeleri kapsadığına dair bilgiler de paylaşıldı.
Belirlenen oranlar ile birlikte, bu kararın gerekçesi olarak ilgili ülkelerin ABD ürünlerine yönelik uyguladığı tarifelere de değinildi. ABD hükümeti, kendi ülkesine yönelik tarifeleri hesaplarken ‘kur manipülasyonu’ ve ‘ticaret engelleri’ gibi unsurları göz önünde bulunduruyor. Bu nedenle açıklanan oranlar, söz konusu ülkelerin ABD’ye doğrudan uyguladığı vergi oranlarını tam olarak yansıtmıyor.
Trump’ın yaptığı açıklamalara göre, ABD’nin en yüksek tarife uyguladığı ülke yüzde 54 ile Çin olarak kaydedildi. Başkan Trump’ın sunduğu listede ise Çin’e uygulanan tarifenin yüzde 34 olduğu görülüyordu. Ancak, ABD basınında yer alan haberlere göre, bu yüzde 34’lük oranın, daha önce açıklanan yüzde 20’lik tarifenin üzerine geldiği ve gerçek tarife oranının yüzde 54 olduğu ifade ediliyor.
Çin’in “tarife liginde” en üst sırada yer alması beklenen bir durumdu. Trump, hem ilk döneminde hem de seçim kampanyaları sırasında sık sık Çin’in ABD’yi ekonomik olarak sömürdüğünü dile getirmişti. Göreve başladığında da Çin’e tarife uygulamak, attığı ilk ekonomik adımlardan biri oldu. ABD’nin 295 milyar dolarlık dış ticaret açığı verdiği ülke olarak Çin, Trump yönetiminin hedefinde yer aldı.
Lesotho ile birlikte en yüksek tarifeye tabi olan bir diğer bölge ise St. Pierre ve Miquelon. Bu bölge, Fransa’ya bağlı özerk bir ada olup, Atlantik Okyanusu’nda Kanada’nın doğu kıyısına yakın bir konumda yer alıyor. 5.585