1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Akciğer Tansiyonu: Erken Tanı Hayati Öneme Sahip!

Akciğer Tansiyonu: Erken Tanı Hayati Öneme Sahip!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Halk arasında “akciğer tansiyonu” olarak bilinen, tıbbi terimiyle “Pulmoner Hipertansiyon” hastalığı, yaygın olarak bilinen hipertansiyon (yüksek tansiyon) ile aynı anlama gelmemektedir. Bu hastalık, kalbin sağ bölümü ile akciğer atardamarının genişleyip basınç artışına neden olması sonucu oluşmaktadır. Tanı sürecinin zorluğu ile tedavi yöntemlerinin geleneksel hipertansiyon tedavisinden çok farklı olduğunu vurgulayan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Öcal, zamanında tanı konulmadığında ve tedavi edilmediğinde, bu hastalığın daha ciddi ve ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Ülkemizde yaklaşık bir milyon akciğer tansiyonu (pulmoner hipertansiyon) hastası bulunmaktadır. Bu hastaların büyük bir kısmını, başlıca kalp ve diğer akciğer hastalıklarına bağlı olarak gelişen akciğer tansiyonu oluşturmaktadır. “Grup 1 akciğer tansiyonu” veya “Pulmoner arteryal hipertansiyon” (PAH) ise akciğer atardamarındaki yüksek tansiyondan kaynaklanan özel vakaları kapsamaktadır. Türkiye’de yaklaşık 4 bin “Grup 1 PAH hastası” olduğu belirtilmektedir.

AKCİĞER TANSİYONUNDAN NE ZAMAN ŞÜPHELENİLMELİ?

Akciğer tansiyonu tanısında yaşanan gecikmeler, tedavi etkinliğini azaltabilmektedir. Hastalığın erken dönemlerinde, merdiven çıkma gibi basit aktivitelerle beliren nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma ve halsizlik gibi belirtiler sıklıkla görülmektedir. Hastalık ilerledikçe, göğüs ağrısı, göğüste sıkışma, karın şişkinliği ve egzersiz sırasında bayılma gibi daha belirgin sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Yaşıtlarına göre egzersiz kapasitesi düşmüş bireylerde, bu durumu net bir şekilde açıklayacak bir neden bulamıyorsak akciğer tansiyonundan şüphelenmek önem kazanmaktadır.

KİMLER RİSK ALTINDA?

* Narkotik madde kullananlar

* Zayıflama hapları kullanarak kilo vermeye çalışanlar

* Sarı kantaron yağını zararsız olarak görenler

Pulmoner hipertansiyon (akciğer tansiyonu), diğer hastalıkların yan etkisi olarak gelişebileceği gibi, damar yapısının kendisiyle de bağlantılı olabilmektedir. Grup 1 akciğer tansiyonu hastalarında bazen belirgin bir neden tespit edilememekte, bazen de genetik bir geçiş gözlemlenmektedir. Bu durumu etkileyen bazı ilaç ve maddeler de mevcuttur; amfetamin, kokain gibi narkotik maddeler ile son yıllarda popüler hale gelen sarı kantaron yağı bu etkenler arasında bulunmaktadır. Prof. Dr. Nesrin Öcal, Avrupa Kardiyoloji ve Avrupa Solunum Dernekleri tarafından hazırlanan güncel rehberde sarı kantaron yağının akciğer tansiyonuna neden olduğunun açıkça belirtildiğini ifade etmektedir.

Prof. Dr. Nesrin Öcal

TEŞHİS VE TEDAVİ NASIL GERÇEKLEŞİYOR?

Teşhis süreci, şüpheli hastalara kalp ultrasonografisi (EKO) yapılarak başlamaktadır. Kesin tanı ise “sağ kalp kateterizasyonu” olarak bilinen bir tür anjiyo işlemiyle konulmaktadır. Tedavi yönteminin belirlenmesi için hastanın hangi tip akciğer tansiyonuna sahip olduğunun tespiti kritik öneme sahiptir. Her hasta grubunun tedavi yaklaşımı farklılık

Akciğer Tansiyonu: Erken Tanı Hayati Öneme Sahip!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam Engelleyicisi Tespit Edildi

Sitemize katkıda bulunmak için lütfen reklam engelleyicinizi devredışı bırakın.